Kadıköy Travesti Kızlar Arasında Demet ve Didem’in Değişen Arkadaşlığı

Anasayfa » Kadıköy Travesti » Kadıköy Travesti Kızlar Arasında Demet ve Didem’in Değişen Arkadaşlığı

Otobüs Kadıköy’e yaklaşırken Demet cama yaslanmış, telefonuyla oynuyordu. Didem ise koltuğunda arkaya yaslanmış, gözleri açık ama başka bir yerde gibiydi. Üç günlük kısa bir kaçamaktan dönüyorlardı. Bavullar dolu, yüzler yorgun, kafalarda birkaç güzel anı. Normalde bu yolculuk kahkahayla geçerdi. Ama bu sefer aralarında sessiz, tuhaf bir hava vardı. Kadıköy travesti kızlar arasında yıllardır birbirinden ayrılmayan Demet ve Didem, o gün nedense pek konuşmadan geliyordu.

Tatil Bittiğinde Kadıköy Aynı Kalmadı

Aslında tatil güzel başlamıştı. İlk gün her şey hep olduğu gibiydi: bavul toplarken atışmalar, yolda müzik, deniz kenarında upuzun kahvaltılar. Demet gene ortalığı gülmekten kırıp geçiriyordu. Didem de her zamanki gibi az konuşup çok gülen taraftaydı. İkisi birbirini tamamlıyordu, hep öyleydi.

Sonra o adam çıktı ortaya. Kaldıkları yerin yakınında, sık sık denk geldikleri biri. Ne özel bir şey oldu ne de bir olay yaşandı. Sadece birkaç sohbet, birkaç gülüşme, bir iki ortak akşam. Ama işte o küçük anlar, ikisinin de içinde sessizce bir yere oturdu.

Kimse “ben ondan hoşlandım” demedi. Zaten mesele bu değildi. Mesele, ikisinin de aynı anda aynı şeyi hissedip bunu birbirinden saklamaya çalışmasıydı. Ve iki yakın arkadaş bir şeyi saklamaya başladığında, o şey aralarında büyümeye başlar.

Kadıköy Travesti Kızlar Arasında Söylenmeyen Hisler Büyür

Tatilin ikinci gününden sonra bir şeyler değişti. Belli belirsiz ama gerçek. Demet bir espri yaptığında, o adam Didem’e döndüğünde, Didem gözlerini kaçırdığında… Hepsi minicik anlardı. Ama art arda gelince bir tona dönüştüler.

Demet bunu fark etti ve her zamanki gibi tepki verdi: daha çok konuştu, daha çok güldü, ortamı normal göstermeye çalıştı. Onun tavrı böyleydi zaten. Bir gerginlik hissettiğinde üstünü şakayla örterdi. “Her şey yolunda” havası yaratmakta ustaydı, hatta bazen kendini bile buna inandırırdı.

Didem ise tam tersini yaptı. Sustu. Ama onun susması boş bir susma değildi. Her şeyi görüyor, her detayı içine kaydediyordu. Didem’in suskunluğu, aslında kafasında yüksek sesle düşünmesiydi. O konuşmadığında bir şeyleri hesaba katıyordu demektir.

Aynı Bakışın İki Kişide Bıraktığı İz

İlginç olan şuydu: ikisi de aynı anı hatırlıyordu ama farklı yerinden tutuyordu. Demet o akşamı “güzel, eğlenceliydi” diye hatırlıyordu. Didem ise aynı akşamda bir bakışın nereye gittiğini, bir cümlenin kime söylendiğini fark etmişti.

Bir olay aynı olabilir. Ama iki kişi onu aynı şekilde hatırlamak zorunda değil. İşte tatil dönüşünde aralarına giren şey de buydu. Yaşanan değil, hatırlanan. Ve hatırlanan şey, çoğu zaman söylenmeyen histen besleniyordu.

Kadıköy’e Dönünce Gerilim Görünür Oldu

Tatilde her şey biraz daha hafiftir. Uzaktasındır, gündelik hayatın kuralları gevşer, insan kendini daha rahat hisseder. Ama Kadıköy’e dönünce o hafiflik dağılır. Tanıdık sokaklar, aynı kafeler, aynı arkadaş çevresi… Her şey seni gerçek hayatına geri çağırır.

İşte o gerçek hayat içinde, aralarındaki değişiklik daha da belirgin oldu. Eskiden Demet bir mesaj attığında Didem hemen cevap verirdi. Şimdi cevaplar biraz gecikiyordu. Büyük bir şey değil, sadece birkaç saat. Ama Demet bunu fark ediyordu. Ve fark ettiğini belli etmemek için daha neşeli mesajlar atıyordu.

Kadıköy travesti kızlar arasında haberler hızlı yayılır, çevre dardır, herkes birbirini bilir. Bu yüzden Demet ile Didem de belli etmemeye çalışıyordu. Kimse bir şey sormasın, kimse “aranızda bir şey mi var” demesin istiyorlardı. Ama tam da bu çaba, aralarındaki mesafeyi biraz daha görünür kılıyordu.

Kadıköy’ün kendine has bir ritmi var. Bu ritmi ve buradaki farklı profil hikayelerini merak edenler Kadıköy Travesti sayfasında bu çeşitliliği görebilir. Ama Demet ve Didem’in hikayesi biraz farklı, çünkü onlarınki bir semt hikayesinden çok, bir arkadaşlık hikayesi.

Kıskançlık Bazen Kavga Değil, Sessizliktir

Burada önemli bir şey var: ikisi arasında hiçbir zaman açık bir kavga çıkmadı. Bağıran, çağıran, “sen benim arkamdan” diyen bir sahne yaşanmadı. Onlarınki daha ince, daha sessiz bir gerilimdi. Ve doğrusu, sessiz kıskançlık bazen sesli kavgadan daha zorlayıcıdır.

Demet bir gün eski bir şakayı tekrarladı, tatilde çok gülmüşlerdi. Ama bu sefer Didem gülmedi, sadece hafifçe gülümsedi. Aynı şaka, farklı bir yere düştü. Demet bunu hissetti ve içinden “eyvah” dedi. Çünkü bir şaka artık gülünmüyorsa, arada gerçekten bir şey değişmiş demektir.

Didem ise bir keresinde tatili çok fazla “havadan” anlattı. “Aa ne güzeldi ya, keşke biraz daha kalsaydık” dedi, sanki hiçbir şey olmamış gibi. Ama o fazla rahat ton, aslında bir şeyleri örtme çabasıydı. Demet bunu anladı. İkisi de birbirini fazla iyi tanıyordu, bu yüzden numaralar pek işe yaramıyordu.

İki Farklı Başa Çıkma Yöntemi

Demet için konuşmak rahatlatıcıydı. Bir şeyi dile getirince yükü hafiflerdi. Ama bu konuda konuşmaya cesaret edemiyordu, çünkü ağzından çıkacak ilk cümlenin arkadaşlığı bozmasından korkuyordu. Bu yüzden hep etrafından dolaşıyordu.

Didem içinse mesele gururuyla ilgiliydi. O, “hoşlandım ama arkadaşım da hoşlandı” gibi bir şeyi asla önce söyleyecek biri değildi. Onun için önce söylemek, bir bakıma zayıf düşmek demekti. Bu yüzden bekledi, izledi, sustu. İki farklı karakter, aynı durumu iki farklı şekilde taşıyordu.

Arkadaşlık Adamdan Daha Ağır Basınca

Günler geçtikçe ikisi de bir şeyi anlamaya başladı. O adam, aslında hikayenin asıl konusu değildi. Gelip geçici bir tatil tanışıklığıydı. Ama aralarındaki arkadaşlık yıllardır süren, gerçek ve sağlam bir şeydi. Ve bunu bir tatil tanışıklığına feda etmek ikisine de saçma gelmeye başladı.

Bu farkındalık bir anda gelmedi. Küçük anlarla oldu. Demet bir gün canı sıkkınken ilk aradığı kişinin yine Didem olduğunu fark etti. Didem ise bir haberi ilk paylaşmak istediği kişinin hâlâ Demet olduğunu gördü. İşte o zaman ikisi de sustukları şeyin ne kadar küçük, koruduklarının ne kadar büyük olduğunu anladı.

Sonunda konuşma da geldi ama beklenmedik bir şekilde. Büyük bir itiraf sahnesi olmadı. Demet bir gün gülerek “ya biz o adam yüzünden birbirimize küsecektik, inanabiliyor musun” dedi. Didem önce sustu, sonra kendi de güldü. “Aptallık” dedi. O tek kelime, aralarındaki bütün buzu eritmeye yetti.

Tatil Dönüşü Her Şey Bavula Sığmaz

Bazı şeyler tatil biterken bavula sığmaz. Bir his, bir gerginlik, söylenmemiş bir cümle… İnsan onları da yanında getirir. Demet ve Didem de öyle yaptı. Ama sonunda o yükü birlikte açtılar, birlikte hafiflediler.

Bu hikayede kimse kötü değildi. İkisi de sadece insandı. İkisi de aynı anda bir şey hissetti, ikisi de bunu saklamaya çalıştı, ikisi de biraz gururlandı, biraz kıskandı. Bunlar utanılacak şeyler değil, insan olmanın parçası. Önemli olan, arkadaşlığın bunların hepsine dayanabilmesiydi.

Farklı semtlerden ve farklı karakter hislerine sahip profil hikayelerini bir arada okumak isteyenler için Travesti Blog bölümü güzel bir başlangıç. Kadıköy Travesti Kızlar gibi, bir tatil dönüşünün arkadaşlığı nasıl sınadığını görmek insana başka bir şey öğretiyor: bazı bağlar sandığından daha güçlü.

Şehrin farklı yüzlerini ve çeşitli karakter hislerini keşfetmek isteyenler için İstanbul travesti profilleri geniş bir başlangıç noktası sunuyor. Yine de Demet ve Didem’in hikayesi gösteriyor ki en akılda kalan profil hikayeleri, kusursuz insanların değil, hata yapıp yine de birbirine tutunan insanların hikayeleri.

Demet ve Didem’in hikayesini akılda bırakan taraf da burada duruyor. Bir tatil, sıradan hisleri büyütebilir. Bir adam, iki arkadaşın arasına kısa süreli bir gölge düşürebilir. Ama gerçek bir arkadaşlık, o gölgeyi bir gün bir kahkahaya çevirmeyi bilir. Demet gülerek sakladı, Didem susarak anladı ve sonunda ikisi de aynı yerde buluştu: birbirlerinin yanında.